HDP NİN ARAPLARA DÜŞMANLIĞI NİYE?

ARAPLAR HDPDE NEDEN YOK

HDP NİN ARAPLARA DÜŞMANLIĞI NİYE?

Hdp içinde Ermenilerin Hakları savunuluyor, Ermeniler de bunun karşılığinda hdp ye destek veriyor. Türkiyede nufuslari 150 ile 300 bin arasında.
Hdp de mutlaka bir iki tane Ermeni mv. de vardır her seçimde.
Aynı şekilde Ezidiler, Süryaniler, Kürt ve Türk Aleviler hdp yi destekliyor. Hdp onlarında hakkını vavunuyor. Temsilciler veriyor.
Bunların hepside kendi kimlikleri ile ordalar ve aslada kendi halklarını inkar etmiyorlar.
Bunların hiçbiri a normal değil. Olması gerekenlerdir.

Ezidilerin, Ermenilerin, Süryanilerin toplam nüfusundan daha çok oy, Araplardan hdp ye gidiyor.
Peki kaç tane Arap mv var hdp de?

Vede Hdp ye giden Destek veren Araplar neden parti ićinde Arap haklarını zerre kadar dile getiremiyorlar?

Demekki parti ićinde Araplara bir antipati var.
Bunu diyorum diye diğer partiler daha iyidir demiyorum. Yine sakın yanlış anlamayın.

Daha geçen gün Batman kozluk belediyesinin tabelasına türkçe ve kürtçeden sonra birde Arapça Hoş geldiniz yazılması için imza topladık.
Kürt kökenli hdp liler bile destek vermişken bize bilhassa Araplar bizim akrabalar imza atmamıştır.

Bu korkaklık nedir?
Demekki hdp içinde Sünni kürt ve Araplara karşı büyük bir sorun var.

Hdp ye giren destek veren bir çok kişi hiçbir öz eleştiri yapmamaktadır.

ikinci bir durum.
Hdp yi destek verenler ne istediklerini kesinlikle bilmiyor.
sadece olay endeksli olarak kürtleri ve hdp yi mağdur gördükleri için vede bulundukları çevrede dışlandıkları ićin hdp yi desteklemektedirler.

Hdp yi destekleyen % 13 lük kesimin en az % 50 si hdp nin misyonunu bilmiyor.
bölünmek istiyormusunuz diye sorduklarında hayır ama şurda burda şu bu yapılmış hdp ye veya kürtlere diyorlar.
Dolayısı ile misyon ile değil sadece olay endeksli hdp ye oy vardiklerinden dolayı hdp Yöneticileri de sürekli kendilerini mağdur gösterecek bir olay mutlaka bulurlar.

Geçmişte ve bugün sosyal ve siyasal açıdan kürtlük kadar Araplıkta mağdur. Lakin hdp nin içindeki bir Allahın kuluda kardeşim ezidilerin, Ermenilerin, Süryaniler’in sesi olduğumuzun % 1 kadar Arapların sesi niye olmuyoruzda demiyor.
Buda muhtemel kurulması düşünülen Kürdistanda Arapların büyük bir baskıya maruz kalacağını gösteriyor.

Nitekim Muş mv li Burcu Çelik in 8 haziranda Muş Hasköydeki Arapları kastederek Hepinizi burdan süreceğiz demesi,
Suriyede pyd nin ele gećirdiği yerlerde Arapça olan şehir isimlerine uyduruk kürtçe isimler koyması ve Arapları yerlerinden ederek demografik yapıyı değiştirmeye çalışmaları birer kanıttır.

Bizler ne Kemalizmi ne Apoizmi,
Bizler ne Atatürkü, ne Atakürtü,
Bizler ne Işid Canilerini, ne pkk faşizmini kabul ediyor veya destekliyoruz.

Tüm halkların Hz Alinin değimi ile Dinde kardeşlik, Hukukta eşitliğini savunuyoruz.

Çok mu çok olduk?

Doğumumdan ilkokul ikinci sınafa kadar kavak ağaçlarıyla kaplı, Türkçe adı Kavaklı Arapça Adı Hawrtallo olan bir mahallede büyüdüm. Mahalle diyorum ama aslında resmi olarak mahalleydi. Belediyeleri sadece seçim zamanı görürdük. İlçe merkezinden 10 km kadar uzakta, İpek yolunda, kahveci denen mevkiye yakın bir yerdi burası. El Cezire'nin en kuzeyi, Güneydoğu Torosları’nın en güney eteklerinde, yemyeşil ağaçlarla dolu, yumuşak düz bir vadiydi burası. Cemre ilk defa suya düştüğü gün olan 27 şubat 1986 da Kavak ağaçlarıyla kaplı köyün elma ve Kaysı ağaçlarıyla süslenmiş, alt katı taş, üstü katı kerpiçten yapılmış iki katlı evimizin küçük odasında doğurdu beni annem. Üç eşli hacı SADIK adındaki babamın 21 çocuğunun 21. Evladı olarak doğdum. Dedem SEVDO’nun 27 erkek torununun en küçüğü olarak geldim dünyaya. 27 “erkek” diyorum çünkü kadın kuzenlerimi tanımıyorum. Kaç tane var bilmiyorum. İlkokulu Evimizin aşağısında bulunan “Ayn lel nıse” yani kadın çeşmesi denilen yerde, bir tarafı yemyeşil ağaçlara ve ormanlara bakan, diğer tarafı ise kafa’l Gırre denilen (tepenin ardı) kurak bir vadiye bakan hayatı tezatlarıyla bize gösteren bir okulda okudum. İlkokul 2. Sınıftan itibaren bölgedeki pkk olaylarından ötürü Mahallemize Öğretmen gelmeyince tüm mahalledeki eğitim gören öğrenciler okulu bırakmak zorunda kalmıştı. Bir sene ara verdikten sonra öğretmen gelmeyince İlçe merkezine gitmek zorunda kaldık. O günden itibaren lise sona kadarki eğitim hayatım Xerzanın en hoyrat kentlerinden olan Hazo’nun; Yazı sıcak, Kışı İnsanın yüzüne tokat atar gibi vuran meşhur "Deştıke Derne" denen soğuk kuzey rüzgarlarıyla boğuşmakla geçti. Yazları Arapça adı Ayn Gıbıre (Büyük Çeşme) denen Çaya girip serinlerdik, Pisyar denen ve garzanın soğuk suyunu ile kuzeydeki Musi ve Bello aşiretlerinden olan Akrabalarımızın sıcak selamını getiren nehirde balık avlardık. İlk platonik aşklarımı Hazoda yaşadım. Ne Sevdiğimi söyleyebildim ne de unutabildim. Bazen Hazo Kalesi’ne çıkar tüm Hazo’yu ayaklarımın altına alırdım. İsmi bile halkına yabancı, anlamsız sözcüklerle tarihinden uzaklaştırılmış bu düzenin adını. İlk ve Orta okulu İsmi Arapça olan fakat Arapları hain, Kürtleri Bölücü gösteren bilgileri öğreten “Hürriyet” ilköğretim okulunda, Liseyi ise İlçe Merkezindeki Lisede okudum. İlk okul ve ortaokul yıllarında Geceleri Asker-PKK Çatışmaları iki üç günde bir yaşanırdı. Sabah oldu mu hiç bir şey olmamış gibi okula gider, Okulun kurşundan tarumar olmuş haliyle eğitime devam ederdik. 2004 yılında liseden mezun olunca ailenin bir kısmıyla birlikte; "Halid Bin Velid" lerin Şehid düştükleri, "Tetere Badik" gibi isyankarların doğduğu, yiğidin harman olduğu, Toprağı yiğit, yiğidi toprak kokan yerden, Denizin, Kumun, güneşin, ahenkle dans ettiği değil, taşın, ayazın, toprağın tezekle halay çektiği yerden Roma ve Osmanlı gibi tarihin en büyük devletlerine başkentlik yapmış olan İstanbul'a gelip yerleştik. Ve 2006 yılında yine Osmanlıya Başkentlik yapmış Edirne de eğitim gördüm. Mimar Sinan'ın ustalık eserim dediği Selimiye Camisi Manzarasını gören bir evde biri Ataist, biri kafası karışık, biride Sosyalist olan 3 arkadaşla birlikte 4 kişi aynı evde kaldık. Çocukluğumda Evimizin penceresinden babamların 1954 te Hawrtalo ya gelmeden önce yaşadıkları köy olan Daregözin'e bakar, Daregözin köyünün üstündeki Mereto Dağı'nın ak düşmüş saçlarının ardındaki ecdadımın mazisine dalar, Ecdadımın şimdiye kadar neler yaşadığını hayal ederdim. Modern oyuncaklarımız olmamıştı hiç. Çamurdan pasta, Ayakkabıdan Araba, Ayakkabı altı yumuşak lastiklerden sapanlar yapar, traktörle sürülmüş tarlada şehirler kurardık. Geçmişe dair En çok; Güneşli günlerde yağan yağmurdan sonra çıkan Gök kuşağının altına girebilmek veyahut en azından gök kuşağının ucunu yakalayabilmek için saatlerce arazi, taş, tepe demeden gök kuşağını kovaladığımız günleri özlerim. Çocukluğumun geçtiği yerleri geride bırakmayla tarihin yüzümüze güldüğü dönemleri de geride bırakmıştım. Ve artık yirmili yaşlar, Osmanlı’nın Bizans’a can çektirdiği, İstanbul'un etrafını kuşattığı, Haçlılarla savaştığı tarihi olaylara ve savaşlara tanıklık eden, Osmanlı’nın hızla yükseldiği dönemlere şahitlik eden, Osmanlı devlet yönetiminin ilk dönemlerine ev sahipliği yapmış bir kent olan Edirne de geçti üniversiteli yıllar. Babam 1927 tarihinde Türkiye devleti’ nin henüz yeni yeni kurulduğu, şekillendirildiği tarihte doğmuş, Dünyada ekonomik buhranların yaşandığı, Almanya'nın silahlanma yarışına girdiği, ikinci dünya savaşının yaşandığı dönemde çocukluğunu geçirmişti. 600 Xerzan aşiretinden biri olan Ve Sarmi kolundan gelen Beyt Nasö aşiretinin en yaşlısı, yaşlı olmasına rağmen hafızasını taze tutmayı başarmış biriydi. Henüz 12-13 yaşlarındayken kendisine “Biz nereden geldik” sorusunu sormam ile başladı tarihimizi araştırma serüvenim. O anlattıkça ben not almıştım. Her biri birer tarihi belge niteliği taşıyordu söyledikleri. Aşiretimizin Şeceresini bile yazmayı başarmıştım. Bütün bu silsile tesadüf olamazdı herhalde. Tarihin başlangıcı Mezopotamya da ve El Cezire de doğmuş, daha sonra tarihin en şaşalı dönemlerine tanıklık etmiş Küçük Asya ile Avrupayı birleştiren Kente yerleşmiş, ardından da Osmanlı'nın Kuruluşuna tanıklık etmiş kentte tahsil hayatımı geçirmiştim. Dünyanın en fantastik bir noktası olan ve tarihteki en önemli iki kıtanın arasında yıllarca yolculuk etmiştim.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Powered by themekiller.com anime4online.com animextoon.com apk4phone.com tengag.com moviekillers.com